Get Adobe Flash player

Türkiye'de Bankacı Olmak

İlanı görüp başvuruyorsunuz, sınava giriyorsunuz, sınavı geçenler mülakata çağırılıyorlar ve ardından işe alınıyorsunuz(!) Siz bunun doğru olduğuna inanıyor musunuz?

İlanlarla başlayalım. Bazı bankalar ilanında diyor ki başvurmak için TOEFL 85 veya IELTS 6.5 puan almanız gerekiyor. Peki bu sınavlara giren kaç kişi var, yada bu sınava girmek için 300 küsür TL ayıran kaç kişi var. Diyelim bu puanlarınız da var bu sefer karşınıza bölüm kısıtı geliyor. Şu şu şu bölümlerden mezun olmak. Mesela hukuk, mesela uluslar arası ilişkiler mesela… Yahu insan kaynakları özürlü banka bu kişiler bankadan hesaptan ne anlar! Bu insan kaynakları özürlü personel iş ilanını hazırlarken diyor ki “Erkek adaylar için askerliği 2 yıl tecilli olmak”.  Eğer okulum bugün bitse ve ben askerlik şubesine gidersem bana verilecek en uzun süre tecil 2 yıl, eğer lise mezunuysam ki lise mezunları bankalarda çalışmıyor 3 yıl tecil hakkı veriyorlar. Okulu bitirdiği gün de işe girecek olmadığına göre demek ki yüksek lisans öğrencisi olmasını istiyorsunuz. Sizce yüksek lisans yapan birisi şehrini okulunu bırakıp gelir mi?

Bu aşamaları geçip sınava gireceksiniz diyelim. Karşınıza temel olarak 3 farklı firma çıkıyor sınavı düzenleyen. Bunlar assessment sistem, davranış bilimleri enstitüsü ve Anadolu üniversitesi. Anadolu üniversitesi’nin hazırladığı sınavlara girmek istiyorsanız sınav giderleri için para ödemeniz gerekiyor. İşsizsin paraya ihtiyacın var ve onlar senden para istiyorlar. Davranış bilimleri enstitüsü sınavı Internet’ten yapıyor. Bu nedenle şanslısınız evinizden çıkmıyorsunuz bile.

Sınavlar hakkında biraz daha detay verelim. Assessment sistemin sınavlarıyla başlayalım. Genel yetenek sınavı aynısını bul, grafik okuma, Türkçe paragraf soruları gibi ALES tarzı sorulardan oluşuyor. Bu sınavda biraz hızlı davranmanız gerekiyor zira 40 soru için verilen 60 dakika yetmeyebiliyor. İngilizce sınavı ise KPDS’nin biraz basitleştirilmişi olarak düşünülebilir. Bol bağlaçlı grammar soruları, banka ile ilgili kelimelerden oluşan boşluk doldurma paragrafı, çeviri ve paragraf sorularından oluşuyor. İsteğe bağlı olarak hiç kullanmayacağınız İngilizce bilginizi ölçmek için ağır çeviri yaptırabiliyor. Bu genelde BDDK çevirisi oluyor. Bazen Türkçe kullanma gücünüzü ölçmek için kompozisyon yazdırabiliyor. Bazen de temel düzeyde yani yüzeysel olarak 5er 6şar tane hukuk, iktisat, maliye, muhasebe tarzında sorular da sorabiliyor.

Davranış bilimleri enstitüsü yada kısaca dbe sınavlarını Internet üzerinden yapıyor. Mail adresinize gelen şifre ile sisteme giriş yapıyorsunuz ve size verilen süre içinde tamamlamanız gerekiyor. Davranış bilimleri enstitüsünün genel yetenek sınavı 60 soru 20 dakika şeklinde oluyor. 9 yaşındaki öğrencilere sorulan zeka soruları soruluyor. Tek sorun ise zaman. Çok çok hızlı çözmeniz gerekiyor. İngilizce sınavı ise 5 tane Türkçe’den İngilizceye çeviri, 2 tane true/false ve 1 tane kelime paragrafı ardından da genel grammar bilgisi ölçmek amaçlı basit sorulardan oluşuyor. Gene biraz hızlı çözmeniz gerekiyor çünkü 60 soru için verilen süre 45 dakika.

Anadolu üniversitesinin yaptığı sınavlar ise hem genel yeteneğinizi ve genel kültürünüzü ölçüyor. Hem de alan bilgisi yeteneğinizle İngilizce seviyenizi ölçüyor. Zaman konusunda sıkıntı olmuyor. Çünkü davranış bilimleri enstitüsü ve assignment sistem gibi sınırlama yok. Ancak sorular giğer sınavlarla karşılaştırıldığında daha zor.

Sınava girip çıktıktan sonra yeni bir süreç başlıyor. Sonuçların açıklanması. Genellikle sınavda başarılı olamadıysanız size kimse haber bile vermiyor. Eğer istenilen başarıyı gösterirseniz sizi grup mülakatına İstanbul’a çağırıyorlar. Bir de yol parası ödüyorsunuz.

Grup mülakatında 6-10 kişi yarım ay şeklinde oturuyorsunuz ve size bir konu veriyorlar.  Önce kendinizi kısaca tanıtıyorsunuz. Adım şu, bu okuldan mezunum gibi. Bu konuyu kendi aranızda tartışıyorsunuz ardından. Boyunuza posunuza, kılığınıza kıyafetinize ve söze giriş biçiminize bakılıyor.

Grup mülakatını da başarıyla geçenler bireysel mülakata çağırılıyor. Bu sefer sizin işe uygun olup olmadığınız ve sizin torpil gücünüz sınanıyor. Eğer kontenjan dahilinde torpiliniz yoksa alacağınız cevap görüşmeniz olumlu geçmiştir, boş kadro bulunması halinde sizinle iletişime geçilecektir oluyor. Eğer torpiliniz ve uygun kadro varsa size iş teklifi yapılıyor.

İlk önce size bir iş anlaşması sunuyorlar o anlaşmayı imzalayarak o bankanın çalışanı oluyorsunuz. Ancak bu aşamada size çalışacağınız yer söylenmiyor. Daha sonra çalışmak istediğiniz yeri değiştirmeyeceğinizi söylediğiniz zaman sizi istediğiniz il veya bölge sınırları içinde merkez veya uzak bir ilçeye atayabiliyor ve siz de şubenizi değiştiremiyorsunuz.

Hayırlı olsun! Artık siz bir bankacısınız…