Şanslı Kaza

Fish adında, kimsenin tanımadığı genç müzisyen gece vakti New York sokaklarında dalgın dalgın yürüyordu. Caddenin karşısına geçerken, zihni muhtemelen geleceğin belirsizliğine ilişkin endişelerle dolu olduğundan, sağına soluna bakmıyordu. Köşeden aniden çıkan bir limuzinin kendisine doğru yaklaştığnı fark etmedi bile. Şoför bu dal­gın müzisyeni son anda görüp frene bastıysa da, arabanın adama çarpmasına engel olamadı.

Kazadan sonra limuzinin arka koltuğundan dışarı firlayan bir kişi Fish'in yanına koştu. İki büklüm olmuş genç müzisyenin doğrulmasına ve yolun kenarına alınmasına yardım etti. Ona iyi olup olmadığnı sordu. Fish kesik kesik verdiği cevapta:

 

"Ben iyiyim, ama umarım cebimdeki kaset kırılmamıştır" dedi.

Kaset sağlam görünüyordu. O sırada Fish karşısındaki adamın kim olduğunu fark edebildi. Bu, ünlü The Who grubunun şarkıcısı Roger Daltrey'den başkası değildi. Daltrey, kasedini birlikte dinlemek üzere onu limuzine davet etti. Kasetteki müzikten çok etkilenen Daltrey onu son derece güzel buldu.

Planlanmamiş da olsa gerçekleşen bu tanışmanın sonucu olarak Fish ve orkestrası, The Raw Poets, birkaç şarkısını Daltrey'in söylediği album çıkardı ve şöhretleri kısa sürede parladı.

Bu olaydan kısa bir süre sonra, "gelecek vaad eden" diğer genç müzisyenlere, başarı konusunda herhangi bir öğüdü olup olmadığı sorulduğunda, Fish şu cevabi veriyordu:

"Ne yaparsanız yapın, içinde ünlü bir yıldızn bulunduğu bir limuzinin size çarpmasını sağlayın."