Deplasman

Delikanlı, saçlarmı son defa kontrol edip montunun yakasnı kaldırırken:

—  Ben dışarı çıkıyorum, diye seslendi. İhtiyarın işlerini halledip döneceğim.

Çocuğun "ihtiyar" dediği kişi, iki haftadır koma halinde yatan dedesinden başkası değildi. Yaşlı adam, 35 yılı aşan müezzinlik vazifesinden emekli olduktan sonra oğlunu kaybetmiş, bu üzuntüyle de arka arkaya kalp krizi geçirmişti. Ve bir futbolcu olan torunu, şimdi onun mezar yerini almak ve defin işlerini halletmek için üzerine düşen son vazifeyi yerine getirecekti.

 

Delikanlı, o hafta içinde yapacakları maçta deplasmana çıkacak olmasa, belki de böyle bir işe kalkışmazdı. Fakaf dedesini muayene eden doktorlar "en fazla üç gün yaşar" deyince, evdeki tek genç olarak bu işi halletmek zorunda kalmıştı.

Hazırlanan mezar, gerçekten de üç gün sonra sahibini buldu. Ve imam efendi defin işini tamamladığında, kabrin başucunda Kur'an okuyan yaşlı bir adama dönerek:

—  "Koma"dan çıkıp iyileşmen bizi sevindirdi hacı amca, dedi.

Ama torununun ani ölumüne çok üzüldük. Artık onu fatihasiz bırakmazsın değil mi?