Benim Kahramanım

Gordyn dayımı hep bir kahraman olarak görmüşümdür. Ben altı yaşındayken ayakkabılarımdaki çamurları siler, başımın belaya girmesini önlerdi. Üniversitedeki ilk yılımda annemle, onun modası geçmiş, kendisine küçülmüş giysilerini bana giydirip okula göndermek istemesi konusunda şiddetli kavgalar yaşamıştık. Dayım benim tarafımı tuttuktan sonra bu tartışma bir daha gündeme gelmemişti. Annemler bana değil de erkek kardeşime araba aldıklarında dayım bu adaletsizliğe de parmak basmışta.

Dayımın en sevdiğim yanı, benim kendimi dünyadaki en değerli insan gibi hissetmemi sağlamasıydı. Annemle babam 50'nci evlilik yıldönümlerini kutlamayı planlarlarken o yıldönümü kutlamalarına katılmayacağını belirtmişti. Yengemden boşanalı 20 yıl olmuştu, ama bütün aileyle yüz yüze gelme düşüncesi ve bu boşanmayı onaylamadıklarından emin olmak onu rahatsız ediyordu. Sürekli hayır demesine rağmen, annem gelip gelmeyeceğini bir kez daha sorduğunda, anneme bir daha sormamasını söylemişti. Partide onu görünce yanma yaklaşıp annemi her aradığımda gelip gelmeyeceğim sorduğunu söyledim. "Biliyorum tatlım," dedi "zaten ben de bu yüzden geldim." Kendimi hep onun küçük prensesi gibi hissediyordum.

Öldüğünde, "Üzgünüm, çünkü bir daha onunla Noel kutlayamayacağım," diye düşündüm. Fakat üzüntüm bundan daha derindi. Bir yetişkin olarak her ne kadar arkadaşlarımdan sevgi ve kabul görsem de içimdeki altı yaşındaki çocuk, çocukken reddedilmiş ve sevgisizlik çekmişti. Artık kimse beni prenses gibi görmeyecekti. Benimse buna aşırı derecede ihtiyacım vardı.

Bir gece rüyamda Gordyn dayımı altı yaşındaki kızı kollarına almış sallarken gördüm. Yetişkin halime "Her ikisini de yaptım." dedi. "Şimdi sıra senin." Ona bunu anlamadığımı söyledim. "Yıllar boyunca kendini hiç sevmedin." dedi. "Ben de bu yüzden seni hem kendi yerine, hem de benim yerime sevmek zorunda kaldım. Her ikisini de yaptım. Şimdi sıra sende." Kalbimde küçük Nancy'yi kollarıma aldım ve "Sen benim küçük prensesimsin" diye fısıldadım. Nancy'nin gözlerindeki bakış o eskiden gördüğüm bakıştı. Bu küçük bir kızın kendi kişisel kahramanına gönderdiği bakıştı.